
Kışın ortasında ne işim var Çeşme'de? demeyin... Bence en güzel zamanlarından birisi...
Aralık başında İzmir'deydik. Hem iş ile ilgili bir projem vardı hem de çok sevdiğim bir arkadaşımın düğünü.
Bu sırada bir gün de Çeşme'ye uğradık.
Sessiz, sakin, o kadar huzurluydu ki.
Denizin berraklığına Çeşme sahil yolunda Kumrucu Erol'un lezzetli yengenleri eşlik ediyordu.
Şahane bir lezzet. Bence esas lezzet veren ekmeği. İçindeki malzemeler de cabası.
Sucuk, peynir, domates, karper de varmış ;)
Bir de bu kumruların "psikopat" dedikleri modelleri var, o da tam evlere şenlik. Genellikle gençlerin tercihi; tüm malzemeler duble.

Alaçatı'da da şubeleri var. Ancak Erol Bey'e iki sefer gittiğimizde, sahilyolundaki şubede rastladık. Sanırım Alaçatı'yı yeğeni işletiyormuş. Eminim orası da aynı lezzettedir ancak sahildeki deniz manzarasını değişmem.

Çocuklar için de yarım istedik, yarım olarak hazırlayıp getiriyorlar, masada kesmeye uğraşmıyorsunuz.
Masalara hemen gelen turşu da iştahımızı feci açtı ;)
Ayranı da güzeldi, cam şişelerde kamışla nostaljik, denize nazır...

İşte Erol Bey. Bir insan işinden bu kadar keyif alır, bu kadar enerjik olursa, o işyeri de o kadar güzel ürünler sunar. Bence Kumrucu Erol'un sırrı bu.
Erol Bey ile eski Çeşme hakkında konuşmak da çok keyifli bir sohbetti. Kendisi ve ailesi çoook eski Çeşmeli.
Kumrucu Erol'da hem lezzet hem de kültür doygunluğu yaşayarak İstanbul'a döndük, ama aklımız kumrularda kaldı :)
Benden size tavsiye, bir fırsat yaratıp Çeşme'ye yaz mevsimi dışında gidin. Çeşme ile baş başa kalmanın huzurunu yaşayın.
Denize nazır sessiz, sakince kumrularını yiyin, ayranlarınızı yudumların.
Erol Bey'e benden de selam söylersiniz.
Not: Sahilde bir de piyango biletçi Recep var, meşhur, şansınızı deneyin. Bana ne mi çıktı? amorti ;))
Neler YazmIŞLAR?